Farkındalık Yaratmak!
-‘Üçüncügöz’den farkındalık haberleri’ hangi konuda hizmet vermek için yapılandı, hangi bilgileri paylaşacak okurlarıyla?
Fiziksel, zihinsel ve ruhsal konularda farkındalık konularını çalıştığımız bir organizasyon bizim yaptığımız. Fiziksel çalışmalarda yoga, pilates, uzak doğu sporları tai chi, yapılıyorken duruş bozuklukları, yaşamla bağlantısızlık, kafa karışıklıkları, huzursuzluk, gelecek kaygısı, geçmiş takıntısı üzerine çalışıyoruz. Sebepli-sebepsiz ağrılar, can sıkıntısı, sorun odaklı ortamlardan kurtulma, seçim yapma, karar verme, Zihinsel de bilinç ve bilinçaltı çalışmalarında yapıyoruz. NLP, hipnoz, geçmiş yaşam terapileri, duygusal özgürleştirme teknikleri, şifa teknikleri kullandığımız bilgiler. Ruhsal konularda da ruhsal büyüme ve gelişme konularında bilgilendirmeler yapıyoruz. Temel Spiritüalizm eğitimleri veriyoruz. Hepsinde tüm amacımız kişinin bedensel, zihinsel ve ruhsal bütünlüğünü tam anlamasına yardımcı olmak. Farkındalık konularında araştırmacı yayıncıyız. 2000 yılında ‘Üçüncügöz’ adında bir dergi hazırlamıştık, ara verdik şimdi elektronik ortamda çalışmalarımıza devam edeceğiz.
-Peki neden böyle bir konuya ilgi duydunuz?
İnsan özel tasarlanmış, çok donanımlı bir varlık. Ama çağımızda bu özellikleri unutturacak, dikkatini dağıtacak çok şey var. Bu bize kim olduğumuzu unutturdu. Çok kişi otomatik, kısır döngüde devinen, tatminsiz bir yaşam içinde sıkışıp kaldı. Çünkü dikkat dışarıya doğru dağıldı. Şimdi dağılan tüm dikkati yeniden içe yönlendirip, sorunlara kalıcı çözümler bulma ve kendimizi tam potansiyelimizle yeniden hatırlatıyoruz.
- Bu konuda en öncelikli sorun nedir, çözüm nedir?
Bize göre öncelikle kendini sevmek çok önemli. Hepimizin yaşadığı kendine özel hikayeleri var. Sistem dışına çıkmaktan korkmak, para kazanmak mecburiyetiyle yaşamak, heyecansız yaşamak, sistemin içinde tıkılıp kalmak sıktı pek çoğumuzu. Herkesin sıkıntısı farklı tabii. Şimdi milletin canını en daraltan da içindeki bu karmaşa, kararsızlık, bilinmezlik duygusundan kurtulamamak. Otomatik yaşam ya da fotokopi yaşam içinde devinip durmak, yarının hatta gelecek yıl yarınların bile aynı olmasını tahmin etmek. Bu kısır döngüde debelenmek!
Bizce kendini sevmek hem herkesin sorunu, hem kendini tanımaya giden en önemli yol, hem de burada oluş amaçlarımızın en yücesi. Kendi potansiyellerimizi açığa çıkarıp yeteneklerimizi kullanmak ve paylaşmak için önce kendimizi sevip kabullenmemiz, önce kendimize değer vermemiz gerekiyor. Kendini sevmek ve yaşamı izlemeye dayalı tüm çalışmaların içeriği. Kendini sevmek bugün, yarın, her zaman için çok önemli.
-Bunun için ne gibi çalışmalar yapılıyor, insanlara ne şekilde yardımcı olunuyor; bu eğitim mi, workshoplar mı, seminer ya da özel bireysel uygulamalar şeklinde mi oluyor?
Konu başlıkları farklı farklı olsa da verilen bilginin özü aynı. Kişinin öncelikle kendi özüyle bağlantıya geçmesine odaklanması. Kendini seven kendiyle bağlantısını yeniden kuran bir insan başkalarını da sayar çünkü bilir ki; "Ben neysem başkaları da öyle. Benim aşktan, saygıdan, gururdan hoşlandığım gibi başkaları da bunlardan hoşlanır" der. Temel özellikler konusunda birbirimizden farkımız olmadığını bilir; hepimiz biliriz. Aynı kurala göre oynuyoruz. Ayrıntılarda farklılık gösterebiliriz - bu çeşitlilik yaratır, güzeldir - ama temelde hepimiz aynı doğaya aidiz. Başlangıçta yola ışık tutacak bir rehbere ihtiyaç duyuluyor, bunun için dünyada ve Türkiye’de hizmet veren pek çok merkezler var. Herkes öncelikle buralardan faydalanabilir ama daha sonra bağlantısını kurduktan sonra kendisi ilerleyebilir. Hayatın her aşamasında sorunlarını çözümlere ulaştırmış çok özel hikayelerimiz var. Buradan paylaşacağız.
- Genel anlamda insanlara ne sunuyorsunuz?
Kadın programlarında hep ya fiziksel olarak nasıl güzel olunacağı ya da psikolojik olarak nasıl daha mutlu olunabileceği anlatılıyor. Ama biz konuya daha bütünsel bir bakış açısı getiriyoruz; bedensel, sihinsel, ruhsal bütünlük. Hangi yaşta olursak olalım herkesin ‘Kendisi’ için neler yapabileceğini, kendisini mutlu etmek için neyi seçebileceklerini hatırlamasında fayda var. Her ne kadar uğraşsak da geleneksel yöntemlerle hayatımızdaki bazı problemleri halledemiyoruz. Bunun sebebi belki de hep yüzeysel çözümler getirmeye çalışmamız, sorunun asıl kökenine inemememizdir. Ve belki de bu kökler aradığımızdan çok daha farklı bir yerde ama aynı zamanda da sandığımızdan çok daha yakındadır.
- Yüzeysel çözüm değil, kökten çözüm derken neyi kastediyorsunuz?
Zihinsel hatta fiziksel sorunların kökenleri genellikle geçmiş ya da şimdiki yaşamlarımızdaki deneyimler sonucu yarattığımız duygusal ve enerjetik blokajlardır. Bunları çözmeden getirdiğimiz daha yüzeysel çözümler, ancak geçici oluyor ve bir süre sonra aynı döngü kendini tekrarlamaya başlıyor.
- Çözüm için önerileriniz neler olacak?
Kişinin sorununa çözüm için en uygun yöntemi seçiyoruz. Bu çalışmalarda kullanılan pek çok farkındalık tekniği var. Hepsi doğal, insanın öz enerjisinden faydalanmasını sağlıyor ve istiyorsa kendisi de öğrenebiliyor. Bir çok terapi ve farkındalık tekniğinin uygulandığı bir çok merkezde kendi geleceğini yeniden şekillendirebilir. Bizim bu platformu kurma amacımız, kişilere her sorunun çözülebilir olduğunu yeniden hatırlatan bilgileri hatırlatan referans noktası olmak.
-Son zamanlarda olan olaylar insanları korkutuyor bu konu da ne söylemek istersiniz?
Aslında insanlarımıza korkmamaları gerektiğini, her şeyin yolunda olduğunu söylemek isteriz.
-Biraz açar mısınız, nasıl her şey yolunda? Depremler, politika, savaşlar, hastalıklar iyice arttı…
Burada yapmamız gereken bakış açımızı genişletmek. Olumsuz düşünce sadece o enerjiyi çoğaltmaya yarıyor, Bunun zararı o kadar büyük ki; inanın kendimizden çevremize doğru yayılan bir enerji üretiminden başka bir işe yaramıyor. Madem böylesine güçlü enerjiler yaratabiliyoruz o zaman tersine ve yararlıya çevirelim; olumlu düşünelim. Bütün bu olanlar gelecekteki güzel günlerin alt yapısı. Dejenerasyon hep ardından rejenerasyonu getirir. Kirlenmek güzeldir, ardından temizlenirsin ve mis kokuyu daha iyi hissedersin… gibi…
O kadar çamaşır yıkıyoruz neden kullanıyoruz çünkü, demek ki yaşıyoruz! Amacımız ne kadar çok insan bunu anlayabilirse bu kötü gibi gözüken durumlara az gerek kalacak. Denge kavramı kendiliğinden yoktur. Dengesizlik onu olmaya iter. Evrende kendiliğinden kendini düzenleyen bir sistem vardır. Bu yüzden gelecek günlerin güzel olacağı inancındayız. Bu şimdi kendini kötü günler içinde hissedenlere. Ama bir de şu var ki; şimdi kendinizi mutlu, huzurlu, sağlıklı etmeyi becerebilirseniz ve bunu koruyabilirseniz gelecekteki 10 yıl sonraki şimdiniz de otomatik olarak mutlu, sağlıklı huzurlu olacaktır.
-Amacımız yaşamın her alanında ‘farkındalık’ yaratmak!
Bu çalışmamızda başarı hikayelerinin kişilerin kendilerinin paylaşabildiği bir haber- bilgi platformu oluşturma amacındayız. Hayatın kontrolünü kendi eline almış, beden, zihin, ruh bütünlüğünde yaşayan insanların başarı ve mutluluk hikayelerini, bilgeliklerini paylaşmak istiyoruz. Unuttuğumuz tüm değerleri hatırlamak, hatırlatmak, karşılıklı güvene ve sevgiye dayalı yeni hikayeler yazmak ve yaşamak istiyoruz. Bu aşamada olmak bizce çok güzel olurdu, niyet ettik, yaptık. Bizi takip edin diyoruz .
