Tatlı Başlangıçtan Mutlu Sona... "Cake Studio"


Naran Erten, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü bitirdi. Tam 15 yıl erkek egemen, rekabetçi, kendi deyimiyle “kurtlar sofrası” Amerikan şirketlerinde ithalat ihracat konusunda çalıştı. Ama kendi için bir şey yapmalıydı. İthalat-İhracat ve İcraat. Bazen yeni bir şey yapmak için, eski bir şeye dokunmak gerekir. İyi bildiğimiz, hiç unutmadığımız bir şeye.
 
“Yemek yapmak sevişmek gibi bir şey”
2000 yılında hayatını değiştirecek “fikirsel doğumu” gerçekleştirdi Naran Erten.
“Girit ve Arnavut karışımı bir aileden geliyorum. Bizim evde ya pırasalı börekler açılırdı ya da bol otlu yemekler yapılırdı. Ancak pasta yapmayı hiç bilmiyordum. Ama bir işi yapacaksan iyi yapacaksın, profesyonelce yapacaksın” diyerek başlıyor hikayesine. Türkiye’de yemek konulu tüm kurslara katılmış ve sonunda asıl hedefine ulaşmış. Cordon Bleu Yemek Okulu’nda eğitim almak için Londra’ya gitmiş. İstanbul’a dönünce Yiyecek İçecek İşletmeciliği eğitimi almış. Bu dönemi hayatının en güzel dönemi olarak anlatıyor Naran Hanım.
           
“Yemek yapmak ve üretim yapmak. Ne tür zorluklar yaşadınız?”
 “Tabii yemek yapma kısmı işin sadece ufak bir bölümü. Bunun satın alma, kalite kontrol, paketleme, nakliye, hijyen şartları, yasal izinleri, standardizasyon gibi çok çeşitli boyutları var. Bu konuda hiçbir şey bilmiyordum. Ayrıca bir tane pasta yapmakla, her gün standart olarak 30 pasta yapmak aynı şey değil. Bir süre İstanbul’ın meşhur pastanelerinde çalıştım. Benim için büyük bir tecrübeydi. Yer bulmak, dekorasyon, menü derken 2003 yılında Kalamış’ta CAKE STUDIO adını verdiğim, 60m2 bir dükkanda hem üretip hem satmak için işe başladım. Ancak henüz yeni açılmış, akıbeti belli olmayan bir ufak bir şirkette çalışacak bilgili, tecrübeli çalışan bulmak dahi büyük bir problem.”
 
“Bu dönemde pes edip, kararınızı sorguladığınız oldu mu?
“Müşteri beklemek, satmayan ürünleri atıp ertesi gün tekrar yapmak, her ayı zararla kapatmak ve bunu nasıl finanse edeceğini düşünmek. Yok artık dayanamayacağım deyip kapatmaya karar verdiğim, kimseye çaktırmadan ağladığım çok olmuştur. Ama yiğitliğe laf söyletmemek adına bir türlü elim gidip kapatamadım. Hadi 1 ay daha deyip durdum. Markayı tanıtabilmek çok uzun bir süreç ve aslında bütün mesele bu sürece dayanabilmek.”
  
“Bazen iyi bir sıçrayış için, en dibe vurmak gerekir. Sizin hayati sıçrayışınız nasıl gerçekleşti?
“Bütün sıkıntıların sonunda nihayet bir mucize oldu. 3 tane ufak kafesi olan yabancı sermayeli bir şirketin sahibi,bizim dükkanın önünden geçerken uğradı ve ‘Bizim için cheesecake, pasta, kek yapıp gönderir misiniz’ dedi. Tabii bizim için yeni bir kapı açıldı. Bir anda CAKE STUDIO ürünleri 3 yerde daha satılmaya başladı. Orada satışlar iyi gitmeye başlayınca Bağdat Caddesinde başka kafeler ve restaurantlar derken iş büyümeye başladı. O dönemde işimiz o kadar çoktu ki, fırına koyamadığımız tepsileri bahçede üstüste yığmak zorunda kalıyor, haftada 7 gün 18’er saat çalışıyorduk. Derken bir mucize daha oldu. Ortak bir arkadaşımız vesilesiyle Açalya ile tanıştım.”
 
“Sanırım işler büyümeye başlıyor. Nasıl bir birliktelik oldu sizinki?”
 “İkimiz de kova burcuyuz. Risk almaya bayılırız. Önümüzü pek görmeden ortak olduk ve yeni gelen sermayeyi de kullanarak Küçükbakkalköy’de 250m2’lik bir imalathaneye taşındık. 2 ay sonra ‘batacağız, biz ne yaptık’ diye dehşete düştük. Bu kapasiteyi kaldıracak işimiz yoktu. Büyüdükçe karşımıza büyük rakipler çıkmıştı. Eskisi gibi yüksek fiyatlarla ürün satamıyorduk artık. O sırada Tchibo Türkiye’ye yeni gelmişti ve üçünü şubesini Caddebostan’da açıyordu. Satın alma müdürü de oradaydı. Kapıdan uğrayıp bir broşür bıraktık. Ama bizden daha büyük bir firmadan ürün alıyorlardı. Bundan 5 ay sonra Açalya ile yine ‘ne zaman kapatsak’ diye düşünürken, Tchibo satın alma müdürü bizi aradı. Numuneler istedi. Ve nihayetinde kabul edildik.”
 
“Şansa bak diyesi geliyor insanın. Ancak cesaret ve azimle elde edilecek bir şans. İnanarak bir yolda yürüyünce başarıya ulaşmak kaçınılmaz gibi görünüyor. Tchibo ile çalışmak CAKE STUDIO’yu nasıl etkiledi?
“ Tchibo bizi arkamızdan itti. Elimizden tuttu. ’45 şube olacağız, bize yetişmeniz lazım’dediler. Kontroller, belgeler, şöyle kutu yapın, böyle kapasiteyi arttırın, ISO belgesi alın falan. Onları hallederken bu sefer de ‘İstanbul dışında şube açacağız, bize donuk ürün tedarik edin ve şubelere sevkiyatını yapın’ dediler. Tchibo için çok ciddi bir yatırım yapmak, operasyon, kadro ve lojistik organizasyon gibi yeni bir yapılandırma içine girmemiz gerekiyordu. Ancak yatırım yapacak paramız nerde?”
 
“Yeni bir basamak daha geliyor olmalı.”
 Ürünlerimizi sattığımız Ukrayna’lı bir firma vardı. Uzun uğraşlar sonucu onları ortaklığa ikna ederek, yatırım yapmalarını sağladık. Para bulunmuştu ama lojistik firmaları için çok küçük bir işti ve almak istemiyorlardı. Nihayetinde yine çok zorlanarak ve uğraşarak lojistik işini de hallettik. Ve ürünlerimiz beğeniliyordu. Daha başka pek çok zincir kafelere, yerel firmalara hizmet vermeye başladık. Ancak bu kez de yerimiz dar gelmeye başladı. Yeni ve daha büyük bir yatırım yapmamız gerekiyordu. Artık rakipler daha büyüktü. Ukrayna’lılar bu işe daha fazla para yatırmak istemediler. Biz de Açalya ile başka ortak bulmak için kolları sıvadık. Şu anki yerimize taşınabilmek için elimizde ne varsa harcadık. Yeni ortaklarımızın finansal katkısıyla, tüm dünyada her firmanın kabul ettiği BRC belgesi alan bir mekan yarattık. Yine paramız bitmişti ancak bu sefer güçlü ortaklarımız ve bir sürü müşterimiz vardı. En önemlisi biz artık tanınan bir markaydık.
 
“Şimdi geldiğiniz noktayı nasıl tanımlıyorsunuz?"
“İş bitti mi? Bitmez! Bildiğim bir şey var, bir işi yapacaksan çok iyi yapacaksın, profesyonelce yapacaksın. Hep aynı kural geçerli. Devamlı gelişmeli ve büyümelisin yoksa tökezler ve düşersin. Artık hem kocaman rakiplerimiz var hem de bizim geldiğimiz yolda ilerleyen bize yetişmeyi hedefleyen küçük rakiplerimiz. ”
 
Naran Erten Cake Studio kurucu ortağı.. Kendi başarı hikayesinin mimarı. Özgüven, inanç ve emek. Belki de hayatımızı değiştirmek için muhtaç olduğumuz kudret, içimizdeki büyük güçte mevcuttur.
 
Facebook'ta Paylaş